Mert Bulan

Geri bildirim vermek üzerine

| okuma süresi: 2 dk

Almanya’daki 3 aylık stajım süresince birçok şey öğrendim. Sanırım bunlar arasında en önemlisi geri bildirim vermek üzerineydi. Hatta nasıl geri bildirim verilmeli konusunda bir eğitim bile aldım. Benim çevremde gördüğüm kadarıyla biz geri bildirim verme konusunu bence çok fazla önemsemiyoruz. Gerek okulda gerekse de işte. Özellikle de iyi anlamdaki geri bildirimleri. Daha çok olumsuz geri bildirim vermeyi seviyoruz ancak bunu da olması gerektiği şekilde vermek yerine eleştirir gibi yapıyoruz.

3 aylık stajım boyunca gerek staj süresi boyunca gerekse de stajımın sonunda hem olumlu hem de olumsuz anlamda birçok geri bildirim aldım. Aslında şunu düzeltmem gerekiyor. Olumsuz geri bildirim diye bir şey yok. Geri bildirim dediğimiz şey iki türlü. Birincisi eğer bir kişi bir şeyi iyi bir şekilde yaptıysa bunu kendisine söyleriz. Bunun nedeni o kişinin o şeyi yapmasına devam etmesini sağlamaktır. İkinci tür ise, bir kişi bir şeyi yanlış yaptıysa verilen geri bildirimdir. Ancak bence biz tam olarak bunu yanlış yapıyoruz. Burada verilmesi gereken geri bildirim bak sen bunu yanlış yaptın değil, öyle yapmak yerine şöyle yaparsan daha iyi olur şeklinde olmalı. Bizde ise genelde hatalar insanın yüzüne vuruluyor ve doğrusunun nasıl olması gerektiği konusunda bir öneride bulunulmuyor. İşin kötü yanı ise iyi olan şeyleri söylemekten de kaçınıyoruz. Nedeni ne mi? İyi şey söylersen karşıdaki şımarır düşüncesi. Halbuki sen iyi olan şeyleri o kişiye söylersen o kişi yaptığı şeyin iyi olduğunun farkına varır ve onu o şekilde yapmaya devam eder.

PDD

Stajımı yaptığım şirkette her yılın sonunda her çalışanın ekip lideri Performans ve Gelişim Diyaloğu (PDD) adında bir geri bildirim formu dolduruyor. Daha sonra da her çalışanla tek tek görüşüp o kişinin bir yıl boyunca göstermiş olduğu performans üzerine konuşuluyor. Örneğin eğer mühendis olarak çalışıyorsanız mühendislerden sorumlu başkan yardımcısıyla yıl sonunda bu değerlendirme görüşmesini yapıyorsunuz. Bu rapordaki gelişmenize göre de terfi alabiliyorsunuz.

Ekibimdeki danışmanlarım (daha önceki yazımda söylemiştim, stajım süresince bana her konuda yardımcı olmak üzere üç danışmanım vardı ve hepsi de benle inanılmaz bir şekilde ilgilendiler) bana PDD isteyip istemediğimi kendilerinin bunu yapmak istediklerinden bahsettiler. Tabii ki ben de seve seve kabul ettim. Her ne kadar formda başlıkları bilsem de içlerinin nasıl doldurulacağı konusunda herhangi bir fikrim yoktu. Heyecanlı bir şekilde toplantı için bekledim. Stajımın son gününde 3 danışmanımla birlikte oturup kendilerinin doldurdukları bu form üzerine yaklaşık 1 saat boyunca konuştuk. Tam 1 saat boyunca hayatım boyunca almadığım kadar geri bildirim aldım. Ve bu geri bildirimlerin tamamı, sen işini iyi yapıyorsun böyle yapmaya devam et şeklinde açık uçlu değil her biri tek tek bir konuya değinen geri bildirimlerdi.

İşin garip yanı bu geri bildirimler sayesinde yaptığım ancak diğerleri tarafından beğenildiğini bilmediğim bir sürü davranışımın olduğunu gördüm. Örneğin bir işin bitirilmesi konusunda proaktif olmam hoşlarına gitmişti ve daha da proaktif olmamı tavsiye ediyorlardı. Normalde böyle bir geri bildirim almasam her seferinde muhtemelen, acaba sınırları fazla mı zorluyorum diye düşünürdüm. Bunun yanında geliştirmem gereken bazı alanların olduğunu da öğrenmiş oldum bu geri bildirimler sayesinde. Bakın, olumsuz demiyorum. Formda olumsuz bir kelime bile geçmiyordu. Eğer bir konuda eksiğim varsa bu eksiği söylemek yerine bu eksiği nasıl kapatmam gerektiği konusunda öneri yer alıyordu. Bunlardan bir tanesi, teknik konuda bilgisi olmayan iş arkadaşlarıma teknik konuları onların anlayabileceği daha basit bir şekilde anlatmam gerektiğiydi. İnanır mısınız, bu geri bildirimi verirken bile benim anadilimin İngilizce olmamasından dolayı bu konuda zorlanabileceğimi belki ana dilimde çok daha rahat açıklayabileceğime bile değindiler.

Yukarıda saydığım iki örnek dışında daha bir sürü olumlu ve geliştirilmeye açık alanlarım üzerine birçok geri bildirim yer alıyordu formda. Hepsinin üzerinde tek tek durduk ve her geri bildirim için 3 ay boyunca yaptığım işlerden bir örnek verildi. Ara ara açıp hala o formu okuyorum, çünkü o form sayesinde iyi yanlarımı ve geliştirilmeye açık olan yanlarımı görebiliyorum. İş hayatımın geri kalanında işimi daha iyi yapabilmek için ne yapmam gerektiğini biliyorum. İşte geri bildirim vermek bu kadar önemli bir şey benim için. (şu aşamada almak desem daha doğru olur sanırım)

(Geri bildirimden bahsetmişken okuldaki bir hocamın da hakkını yemeyeyim. Bir keresinde okuldaki bir etkinlik sırasında bolca soru sorup ortalığı biraz karıştırmıştım. Hatta bölüm başkanı da daha sonra benim sorularıma hafiften giydirmişti. Akşam eve geldiğimde bu çok sevdiğim hocamdan bir mail aldım. Bugün hala moral bulmak istediğim anlarda açar o maili okurum. İşte bazen sizin için değerli olan bir insanın vermiş olduğu geri bildirimi böyle hayatınız boyunca unutamayabiliyorsunuz. O yüzden birinin bir şeyi iyi yaptığını düşünüyorsanız onu kendisine söyleyin.)

© 2017 by Mert Bulan. Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden yazılar kopyalanamaz.