Mert Bulan

Nasıl bir hayat yaşamak istiyorum

| okuma süresi: 3 dk

Almanya’da yasal olarak izinlerin kullanılması zorunlu olduğundan geçtiğimiz günlerde hazır da üzerimde bir iş yokken bu izinlerden faydalanayım dedim. Sözün özü, düşünmek için baya bir zamanım oldu.

Hamburg’a gelmek sanırım hayatım boyunca verdiğim kararlardan en iyisi olmaya aday. Burada sadece alanımla ilgili şeyleri değil, insanlar hayatlarını nasıl yaşıyor onları da öğrenme şansım oldu. Belki de hiçbir kitapta bulamayacağım şeylerdi bunlar.

Noktalar

Herkes hayatını yaşamak için farklı bir yol çizer. Ben de uzun bir süre yaşamak istediğim hayatı şekillendiriyordum ve yavaş yavaş buradaki gözlemlerimle birlikte bazı konuların kesinleştiğini düşünüyorum. Tabii bunlar ileride farklı deneyimlerle tekrar değişebilir.

Anladığım kadarıyla birçok insan eğlenmeyi ve gezmeyi çok seviyor. Hatta çalışma amaçları, para kazanarak bu isteklerini karşılaşmak oluyor, benim gözlemlediğim kadarıyla. Kendimde fark ettiğim şey ise ben istediğim an yapabileceğim şeyleri yapmayı pek de sevmiyorum. Bir partiye ya da bara gidip eğlenmek, benim eğlence tanımıma uymuyor. Litrelerce alkol de alsam kaslarımın gevşemesi dışında vücudum özellikle de beynim bir tepki göstermiyor. Alkolün etkisiyle kontrolünü kaybedip normalde yapmayacağı şeyleri yapan insanları görünce şaşırıyorum. (Ha bu arada Almanlar hakikaten sağlam içiyor. Ve çoğunluğunun da sapıttığını görmedim şimdiye kadar. İçmek bizim ülkede lüks iken Almanya’da oldukça sıradan bir şey. Haliyle insanların eğlence anlayışı hadi içelim ortalığı dağıtalım üzerine kurulu değil.) Tabii buradan sevdiğim insanlarla oturup asla bira içmeyeceğim anlamı çıkmasın. Çünkü oradaki amaç içmek değil sohbet etmek. Kısacası benim eğlence anlayışım üzerinden zaman geçtikten sonra bile geriye dönüp baktığımda güzel bir şekilde hatırlayacağım zamanlar geçirmek.

Bir yerleri görmek de yine benzer şekilde ilgimi çekmiyor. Çünkü istediğim zaman o yeri görebilirim. Eyfel Kulesi hep orada. Onun yerine istediğim an yapamayacağım şeyleri yapmak daha çok ilgimi çekiyor. Kısacası zor olan, herkesin yapamayacağı ya da yapmak istemeyeceği şeyleri. Biraz uçuk bir örnek olacak belki ama, bugün isteseniz çok paranız olmasa bile dünya turuna çıkabilirsiniz ama herkesin sevebileceği mükemmel bir ürün yaratamazsınız. Milyon dolarlarınız bile olsa bunu yapamazsınız. Ya da normalde 3x zaman alan bir işlemi bir anda 2x’e düşüremezsiniz. Bunun üzerine çalışmanız ve kafa yormanız gerekir. Haliyle bu benim daha çok ilgimi çekiyor. Gezmek ve farklı yerler görmek güzel ama şuanda yapmak istediğim şey bunlar değil. Bunları hayatımın ilerleyen dönemlerinde de yapabilirim. Şuan hazır bir şeyler üretme konusunda merakım ve enerjim varken bunları doğru yere harcamam gerektiğine inanıyorum.

Almanya’da fark ettiğim şeylerden en önemlisi iş-hayat dengesinin çok güzel bir şekilde kurulmuş olması. Ben sürekli çalışmayı seven, günün her saati çalışmak isteyen biriydim. Ancak fark ettim ki, çok çalışmaktan ziyade arada diğer şeylere de vakit harcayınca üretkenliğiniz düşmekten ziyade artıyor. Kafanızı boşaltarak, farklı konuları düşünürek daha sonra işe tekrar döndüğünüzde çok daha üretken olabiliyorsunuz. Bunun yanında spor yapmak da çok yaygın. (İnsanlar aileleriyle ya da sevdikleriyle parkta spor yaparak ya da sadece çimlere uzanarak zaman geçiriyor. Bunu ne kadar kıskandım anlatamam.) Ben de birkaç sefer uzun yürüyüşler yaptım ve şunu fark ettim. Bu yürüyüşleri yaptığım gece çok daha rahat uyuyorum ve çok daha zinde uyanıyorum.

Yapmak istediğim bir diğer şey ise bilgisayardan tamamen uzaklaşacağım şeyler yapmak. Günümün belki de üçte birinden fazlasını bilgisayar başında harcıyorum. Tabii bu o alanda benim iyileşmemi sağlıyor ancak diğer alanlarda eksik kalmama neden oluyor. Dolayısıyla zamanımın diğer kısımlarını farklı şeylerle doldurmak istiyorum. Akla hemen kitap okumak geliyor ama onun da dışında. Mesela yemek yapmak. Yemek yapmaya merak salıyorum çünkü giderlerime baktığımda en büyük kalemin yemek harcamaları olduğunu görüyorum. İşin acıklı noktası ise yediğim şeylerin gerçekten bir şeye benzememesi. Dolayısıyla evde yemek yaparak, hem masraflarımı azaltabilirim hem daha sağlıklı ve lezzetli yemekler yiyebilirim hem de kendimi farklı bir alanda geliştirmiş olurum diye düşünüyorum. Yaptığım yemeği paylaştığım arkadaşlarımdan olumlu geribildirim de aldığıma göre bu alanda biraz yatkınlığımın olduğunu da söyleyebilirim sanırım.

Bir diğer şey de bir müzik aleti çalmak. Henüz karar veremedim ne olabilir diye ama gerçekten bir müzik aleti çalmayı çok istiyorum. Çünkü bunun hem el-zihin kontrolü yeteneğimi geliştireceğini düşünüyorum hem de müzik kültürüme katkı sağlayacağına inanıyorum.

Birleştirelim

Noktaları birleştirecek olursam; çoğu insanın eğlence olarak kabul ettiği şeyleri yapmak, gezip tozmak ilgimi çekmiyor. Bunun yerine yeni şeyler öğrenebileceğim (uzun dönemde bana faydası olacak) ve insanların işine yarayacak şeyler üretebileceğim şeylerle zaman harcamak istiyorum. Çünkü ben hayattan bu şekilde keyif alıyorum.

İş-hayat dengemi düzgün bir şekilde kurmak istiyorum. İşten (okuldan) arta kalan zamanımı spor yaparak (başlangıç olarak koşmayı düşünüyorum, spor salonuna gitmek bana göre değil) geçirmek istiyorum. Bunun yanında sohbetinden keyif aldığım insanlarla mümkünse toplumdan biraz daha kopuk alanlarda sohbet etmek istiyorum. AVM’de gezmek her ne kadar ata sporu bir sosyaleşme aktivitesi olsa da parkta yürümeyi, bankta oturup doğayla iç içeyken sohbet etmeyi tercih ederim. Bu arada gezip görmeyi sevmiyorum dedim ama doğal alanlar bu kapsama girmiyor. Dolayısıyla sohbetinden keyif aldığım insanlarla bu doğal alanları ziyaret etmek de isterim. Tabii sadece gezmek için değil orada oturup sohbet etmek için.

Bilgisayar dışında farklı uğraşlar da edinmek istiyorum. Bunlardan ilki yemek yapmak (burada Antepli olmanın avantajlarını kullanabilirim sanırım) diğeri ise bir müzik aleti çalmak.

Tabii ki uzun zamandır yaptığım ve bana inanılmaz katkısı olan kitap okuma alışkanlığımdan da asla vazgeçmek istemiyorum. İnternet müthiş bir bilgi hazinesi ancak gneellikle maksimum 15 dakikalık zamanınızı alacak bilgilere ulaşabiliyorsunuz. (Ulaşsanız da bunları bilgisayardan okumak maalesef pek de tercih edilebilir bir yöntem değil.) Kitaplarda ise saatlerinizi harcayabiliyorsunuz. Tabii sizi başka bir dünyaya ışınlayan romanları da unutmamak lazım. Film izlemekten bence bin kat daha güzel bir şey.

Bir de son olarak, uzun dönemde bana hiçbir katkısı olmayacak şeylerden uzak durmak istiyorum. Özellikle gereksiz tartışmalar ve anlamsız YouTube videolarından (televizyon izlemeyi yıllar önce bıraktım) olabildiğince uzak durmak istiyorum. En önemli şeyi eklemeyi unutmuşum, en çok da mümkün olduğu kadar, hayatta ne yapmak istediğini bilmeyen insanlardan uzak durmak istiyorum.

Şuana kadar yaşadığım hayat daha çok, çalışma ve sürekli öğrenme üzerine kuruluydu. Bunun faydasını inanılmaz derecede gördüğüme inanıyorum ancak artık biraz da bunların yanında farklı şeylere de zaman harcamak istiyorum umarım bu konuda başarılı olabilirim.

© 2017 by Mert Bulan. Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden yazılar kopyalanamaz.