Mert Bulan

Doğru olanı yapmak vs. Kolay olanı yapmak

| okuma süresi: 1 dk

Seçimler söz konusu olduğunda aslında her zaman iki seçeneğimiz vardır: doğru olan ve kolay olan.

Kendimi yalnız hissettiğim zamanlarda genelde Harry Potter filmlerinden bir tanesini izlerim. Çoğu kişi çocuk filmi gözüyle baksa da aslında birçok konunu işlendiği bence harika bir seri. Arkadaşlık, iyilik, kötü kişiler ne yaparsa yapsın sizin ona karşı aynısını yapmamanız, yardımlaşma, her zaman affedebilme, birlik olma, farklı olanları dışlamama gibi birçok konu işlenir tüm filmlerinde. Benim bunlar arasında en çok ilgimi çeken o sıkı arkadaşlık bağı ve ne olursa olsun doğru olanı yapma kısmı.

Dün seyrettiğim bölüm ise Ateş Kadehi bölümüydü. Filmin sonlarında Albus Dumbledore, Harry Potter’a şöyle diyor: ”Hepimiz yakında doğru ile kolay olan arasında bir seçim yapmak durumunda kalacağız.” İşte o zaman bir şeyi fark ettim. Aslında tüm hayatımız boyunca tercihlerimiz bu şekilde oluyor. Doğru olan ve kolay olan. Bazıları doğru olan ve yanlış olan diye düşünebilir, ya da zor olan ve kolay olan gibi. Ama öyle değil. Normalde yanlış olan bir şey zaten senin seçeneklerin arasına gitmez. Ancak işin içinde kolaylık varsa, yanlış olsa da kolay olduğunda o şeyi yapmaya meyilli olabilirsin. Diğer yandan zor olan ve kolay olanda seçim her zaman kolaydan yanadır eğer karşılaştırmanın içerisine başka bir etken girmiyorsa. En basitinden, bir yere giderken uzun yolu mu tercih edersiniz yoksa kısa yolu mu? Tabii ki her zaman kısa yolu, eğer içerisine başka etkenler girmezse.

Doğru olan ve kolay olan günlük yaşantımızda her zaman karşımıza çıkar. Mesela trafikte. Doğru olan yayalara yol vermekken, kolay olan yayaları umursamadan yola devam etmektir. Doğru olan derslerine çalışıp sınavı geçmekken, kolay olan kopya çekip geçmektir. Burada her ne kadar seçeneklerden biri yanlış olan gibi görünse de işin kolay olması insana o kadar çekici gelir ki kişi bu yanlışı görmezden gelir. İş hayatında da aslında böyledir. Eğer büyük markalarla diğer markaları karşılaştırırsanız büyük markaların her zaman doğru olanı yaptığını, diğerlerinin ise daha fazla para kazanmak için  kolay olanı tercih ettiğini görürsünüz.

Doğru olan ve kolay olan arasında seçim yapmak aslında biraz da insanın kendisine duyduğu saygıyla ilgilidir. Çünkü doğru olanı yapmak biraz emek, biraz cesaret ister. Diğer yandan kolay olan adı üstünde kolaydır. Türk milleti olarak çoğu zaman pratik zekalı olmamızla övünürüz ancak yaptığımız tek şey aslında kolay olanı yapmaktır. Yaya geçidinden geçmek yerine, yolun ortasından geçmek gibi. Doğru olan çevreye zarar vermemek, fosil yakıt kullanan araç yerine elektrikle çalışan aracı kullanmaktır. Ama kolay olan ucuz olanı almak ve çevreyi umursamamaktır. Doğru olan gelirlerin adaletli bir şekilde paylaşılmasıyken, kolay olan emek veren diğer insanları umursamadan zengin olmaktır. Doğru olan yaptığın işi hakkıyla yapmakken, kolay olan sadece yapmaktır.

Ne zaman ki insanlar kolay olan yerine doğru olanı seçmeye başlar, işte o zaman hayat standartlarımız da artar. Aslında İskandinavya’ya bakarsanız birçok gelişmiş ülke arasında çoğu başarı sıralamalarında üst sıralarda olmalarının nedeni olarak her zaman doğru olanı yapmış olduklarını görürsünüz. Kolay olan ülkenin petrol rezervini birilerine peşkeş çekip bu işten çıkar sağlamakken, doğru olan bu kaynaklardan elde edilen gelirin ülkenin yararına harcamaktır. Ülkendeki vatandaşların hayat kalitesini yükseltmektir. Norveç’in yaptığı tam olarak da bu. Bu yüzden 800 milyar $ değerinde devasa bir fona sahipler ve bu parayı hiçbir şekilde çarçur etmiyorlar. Kendileri için hayatı daha yaşanabilir kılıyorlar. Onlar sadece olması gerekeni yani doğru olanı yapıyorlar. Diğer gelişmiş ülkeler de bu ülkelerdeki yaşam kalitesine ulaşmak için çabalıyor.

Peki siz hayatınızda karar verirken hangi seçeneği seçiyorsunuz? Doğru olanı mı yoksa kolay olanı mı?

© 2017 by Mert Bulan. Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden yazılar kopyalanamaz.