Mert Bulan

Anlamlı Hayat

| okuma süresi: 1 dk

Sahi ne için yaşıyoruz?

İnsanoğlu olarak 7 milyar nüfusla dünya üzerinde yaşıyoruz. Ama iş anlamlı bir hayata sahip insanların sayısına geldiğinden bu sayının inanılmaz derecede düştüğünü görüyoruz. Mesela şuanda yaşayan 5 büyük bilimadamının adını söyleyin desem çoğumuz Stephen Hawking’ten sonrasını getiremez sanırım. Bunun nedeni Stephen Hawking kadar iyi bilim adamlarının olmaması mı? Yoksa olup da onun kadar popüler olmamasından dolayı bilmiyor oluşumuz mu? Ya da bizim cahilliğimiz mi? Muhtemelen öyle.

1800’lü yıllarda insan ömrü 40 yaşlarındaydı. (Şuanda birçok Afrika’daki ülkede hala 40-45 civarında) Bugün 100 yaşına kadar yaşayabiliyorsak şüphesiz ki yaşadığı hayatı anlamlandırmak isteyen, bir şeylere merak salan, bulduğu sorunu çözmek için gecesini gündüzüne katan bilim adamları sayesinde yaşıyoruz. Belki çoğunun adını bile bilmiyoruz. (Bu da yine bir başka cahilliğimiz.) Ama onlar için hayatının ne kadar anlamlı olduğunu hepimiz biliyoruz. Bazıları yüzlerce yıl yaşayıp kimse tarafından ilgi görmeden yaşadı, bazıları sırf keşfettiği şeyin yan etkileri yüzünden gencecik yaşta hayatını kaybetti. Ama ne olursa olsun bu kişiler insanlığa olan katkılarını sunarak milyarlarca insanın yapamadığı şeyi yaptılar. Bu sayede de hayatlarını anlamlı kıldılar. Boşa yaşamadılar.

Bugün yaşadığım hayatı düşününce bu insanlara gerçekten ne kadar çok şey borçlu olduğum aklıma geliyor hep. İşin zor yanı ise bu insanlara olan borcunuzu ödemek için yapabileceğiniz tek şeyin onların yaptığı gibi insanlığa bir katkı sunmak olması. Yani adlarına methiyeler dizerek, heykellerini dikerek bu insanlara olan borcumuzu ödememiz mümkün değil. Dolayısıyla biz de çok ufak da olsa insanlığa ya da en azından bir grup insanın hayatına katkıda bulunmalıyız diye düşünüyorum. Ama şuan yaşadığım hayatı göz önüne alınca insanlığa katkı sağlamaktan çok zararım olduğunu görüyorum. En basitinden sadece yaşayarak bile doğaya zarar veriyorum. (CO2, çevre kirliliği vs.) Bunun sonucunda da gelecekte yaşanacak sorunların doğrudan sorumlusu oluyorum.

Bazen bir ağacı ya da bir arıyı düşünüyorum. Ağacın şuanda insanlığa ve doğaya olan katkısı şüphesiz ki benimkinden daha fazla. Aynı şekilde arının da. Her ne kadar arıdan çok daha gelişmiş bir canlı olsam da onun yaptığı katkının çok küçük bir kısmını bile yapamıyorum. Bir arı bile olamıyorum. İşte bu çok koyuyor insana.

Anlamlı hayat arayışım yıllardır sürüyor. İnsanlığa bir katkı yapmayı, küçük de olsa en azından bir grup insanın hayatındaki sorunu çözmeyi, hayatı daha yaşanılabilir kılmayı, yaşadığımız hayata katkısı olan insanlara olan borcumu ödemeyi, bir arı olmayı o kadar çok istiyorum ki. Yoksa yaşadığım hayatın ne anlamı var?

© 2017 by Mert Bulan. Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden yazılar kopyalanamaz.