Mert Bulan

İçerik “Kral” ama hangi içerik?

| okuma süresi: 1 dk

Bill Gates yıllar önce “Content is King” şeklinde bir cümle kurmuştu. Bugün hala bu cümle çok sık kullanılıyor. Peki Bill Gates’in kral olarak nitelendirdiği bu içerik tam olarak ne?

Her geçen gün Türkçe içerik üreten sitelerin sayısı artıyor. Bu sitelerin mottosu ise genelde “İçerik kraldır” şeklinde oluyor. Aslında Bill Gates’in dediği gibi içerik gerçekten kraldır. Çünkü bilgi içerir. Bilgi içeren içerikler yıllar boyunca işlevsel olarak hayatına devam edebilir. İnsanlara faydası olur. Buna Antik Yunan döneminde yazılmış eserleri örnek verebiliriz. Buradaki önemli kısım Bill Gates’in tam olarak kral olarak kastettiği içeriğin ne olduğunu anlamak.

İnternette çöp diyebileceğimiz bir sürü içerik var. Bugün Google’da Türkçe arama yaptığınızda ilk üç siteye göz atmanıza rağmen aradığınız şeyi bulamıyor olmanızın nedeni budur. Çünkü çoğu kişi gerçekten bilgi vermek yerine sadece yazmış olmak için yazıyor. Her yer içerik sitesiyle ve tıpkı bir fabrikadaki işçiler gibi içerik sağlayan sözde içerik editörleriyle dolu. Sistemin işleyişi oldukça basit. Siteyi kuran kişi birkaç editör buluyor ve daha sonra 4-5 TL gibi çok komik rakamlara 300-400 kelimelik baştan sağma bir yazı yazdırıyor. Yazılan yazılar da bilgi içermekten çok sadece tık almaya odaklanıyor. Ortaya ise Google’ın da dediği gibi içerik çiftlikleri çıkıyor.

Aslında kullanıcılar gibi Google da bu içerik çiftliklerini sevmiyor. Çünkü bu çiftliklerin amacı düşük kaliteli ama yüksek ziyaretçi çekebilecek yazılar üretmek. Google ise bu tarz bilgi içermeyen, kullanıcıların okumadığı kısa yazılar yerine 1.500’den fazla kelime içeren, bilgi dolu ve kullanıcıların tamamını okuduğu yazıları seviyor. Tabii sadece sevmekle kalmayıp bu tarz yazıları sıralamalarda üst sıralara da çıkarıyor elinden geldiği kadar. ( Google için kaliteli içerik ne demek?)

Benim takıldığım nokta ise şu; Türkiye’de içerik çiftliği olan ve çöp yazılar üreten bir sürü site var. Bunlar kendilerini çok fazla ziyaretçi aldıklarından dolayı başarılı görüyorlar. (Bu tarz sitelerin ziyaretçilerin büyük çoğunluğu sosyal medya üzerinden geliyor zaten, gerçekten kaliteli içerik üretmiş olsalar Google’dan ziyaretçi alırlardı) Bir de bu işi yapanlar yaptıkları işleri tanımlarken “Biz kral olan içeriği üretiyoruz.” diyorlar.

Bu konuda verebileceğim harika bir örnek var; Digital Ocean. Kısaca bahsedersek; Digital Ocean bir bulut server hizmeti. (Mesela şuan bu yazıyı okuduğunuz site Digital Ocean’ın sunucularında barınıyor.) Digital Ocean’ın sunucu hizmetinin yanında yaptığı şey ise kullanıcıların bu sunucularda yapabilecekleri şeylerle ilgili teknik yazılar üretmek. Daha doğrusu bu yazıların üretilmesini sağlamak. Bunu da ücretli yazılar aracılığıyla yapıyor, kısmen içerik çiftliklerine benziyor ancak önemli bir noktada onlardan ayrılıyor.

Digital Ocean yukarıda bahsettiğim sitelerin yaptığı gibi yazı yazmak isteyen kişilerden 300 kelimelik bir yazı isteyip karşılığında da 4-5 TL ücret teklif etmiyor. Yani sipariş üzerine içerik ürettirmiyor. (Türkçe içerik çiftliklerinde genelde yazının konusu içerik sitesi sahibi tarafından belirlenir. Genelde de bu konu yüksek hit çekecek olan bir konu olur.) Bunun yerine detaylı anlatımların ve tıpkı bir makaledeki gibi başlıkların, kalın yazıların, alıntıların, linklerin olduğu en az 1.500 kelime içeren yazılar istiyor ve karşılığında da 200$  (515 TL) ödeme yapıyor. Peki bunun sonucunda ne mi oluyor? Digital Ocean’ın sitesi ayda 22 milyon kişi tarafından ziyaret ediliyor ve bu ziyaretçilerin yarısından fazlası Google’da yaptığı arama sonucunda siteyi ziyaret ediyor. Neyi arıyorlar dersiniz? Tabii ki diğer kullanıcıların yazdığı server tarafında bir şeylerin nasıl yapılacağını anlatan bu bilgi dolu uzun yazıları.

İşte Bill Gates’in tam olarak bahsettiği kral olan içerik Digital Ocean’ın ürettiği içeriktir. 4-5 TL’ye yazılan “Bilmem ne yapmadan önce görmeniz gereken 5 şey” tarzı içerikler değil.

© 2017 by Mert Bulan. Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden yazılar kopyalanamaz.