Mert Bulan

21 yıllık hayatımda farklı olarak ne yaptım?

| okuma süresi: 2 dk

Bugün benim doğum günüm. Doğum günümün kutlanıp kutlanmamasını pek önemsemem. Oldukça gereksiz bir şey. Ancak bu zamana kadar yaşadığım hayatı sorgulamak için önemli bir gün bugün.

Bugün hayatımın 21 yılı geride kaldı. Geriye dönüp baktığımda bu 21 yıllık hayatımda diğer insanlardan farklı olarak ne yaptığımı düşünmeye başladım. Normalde insanların belirli gruplara, sınıflara vs. ayrılmasından nefret ederim ama ben insanları şu şekilde iki gruba ayırıyorum;

  1. Sıradan insanlar
  2. Sıradan insanların yaşayacağı hayatı yaratan insanlar

Ben hayatım boyunca hep 2. grupta olmak istedim. Çünkü sıradan insanlar tarihte her zaman unutulacak, var olması ile var olmaması arasında hiçbir fark olmayacak insanlar. Madem var oldum, bu varlığımı bir şeylerle taçlandırmalı ve insanlık adına kayda değer bir şey yapmalıyım diye düşünüyorum. Çünkü şuan hayatta olmam astronomik rakamlarda tesadüfler silsilesini içeriyor. Madem bu astronomik tesadüf gerçekleşmiş onun da hakkını vermek gerek değil mi?

Son zamanlarda okuduğum ve hayata karşı bakış açımı değiştiren bir kitap var: Zero to One. Kitap adında da geçtiği gibi sıfırdan bire gelen girişimleri konu alıyor. Mesela Amazon.com, sıfırdan bire gelmiş bir girişim çünkü e-ticaret alanında devrim niteliğinde yeniliklere imza attı. Eğer bugün siz bir e-ticaret sitesi açarsanız çok farklı bir şeylerden yapmayacağınızdan sıfırdan bire değil, birden ikiye gelmiş olursunuz. Sıfırdan bire gelmek için yaptığınız şey çok farklı ve çok etkili olmalı. Mesela Google’dan önce da arama motorları vardı ancak Google yeni ve çok daha iyi bir algoritma geliştirdi. Bu onu arama motoru pazarında sıfırdan bire gelmesini sağlayan etkendi. Aynı şekilde, Apple’ın ürettiği mp3 çalarlardan, akıllı telefonlardan ve tabletlerden önce de bu kategorilerde ürünler vardı. Ancak Apple, bu ürünlerden çok daha iyi tasarımlı, çok daha stabil ve çok kullanışlı cihazlar yaratacak kendi sıfırdan birini yarattı. Daha önce denenmemiş şeyleri, daha önce kimsenin düşünmediği şeyleri yaptı. Facebook ise tüm dünyada milyonlarca insanın kullandığı bir ürün olarak sıfırdan bire ulaştı. Kısacası sıfırdan bire ulaşmanız için ya kimsenin daha önce yapmadığı bir şeyi yapacaksınız, ya var olan bir teknoloji en az 10 kat daha iyi hale getireceksiniz, ya da çok geniş bir kitlenin kullanacağı bir ürün yapacaksınız. Tabii tek sıfırdan bire ulaşan girişimler bunlar değil. Bunlar sadece en büyük olanları. Bunlar gibi sıfırdan bire ulaşmış binlerce farklı büyüklerde girişimler var. Kitap bu tarz girişimlerin ortak yönlerini ve sizin de nasıl bu tarz girişimler kurabileceğiniz konusunu ele alıyor.

Her neyse konumuz bu değil, konumuz kitabın ilk cümlesi: “Birkaç kişinin seninle aynı fikirde olduğu önemli gerçek ne?” Biraz daha basite indirgersek; “Birkaç kişinin sana katıldığı özgün (farklı) bir düşüncen var mı?” Bu soruyu sıkça düşünüyorum. Ama 21 yaşında olmama rağmen hala bir cevabım yok. Açıkçası bu sorunun başta bahsettiği iki grup arasındaki çizgiyi oluşturduğuna inanmaya başladım. Soruyu cevaplayabilirsen 2. gruba dahil oluyorsun. Soruya verecek bir cevabın yoksa, üzgünüm maalesef sen de 1. gruptasın.

Bu soruya saatlerce düşünerek bir cevap vermek mümkün değil. Soruya cevap vermek için hayatı yaşamak ve gözlemlemek, yeni tecrübeler edinmek, yeni şeyler öğrenmek ve farklı şeyler üretmek gerekiyor. 21 yaşına geldim ve hala bu soruyu cevaplayamıyorum. Yeni şeyler öğrenme konusunda çok fazla sıkıntı çektiğimi söyleyemem. Zira elimin altında internet denen devasa bir ağ var. Okuduğum kitaplarla da bunu destekliyorum. Ancak hayatı yaşamak ve tecrübe edinmek konusunda sıkıntı yaşadığım bir gerçek. Üniversitede okuyorum ve üniversite bana yeni şeyler öğrenmek dışında pek yardımcı olmuyor. (açıkçası üniversiteye gitmekten nefret ediyorum) Ben 15 yaşından beri bir an önce iş hayatına atılıp gerçek tecrübeler yaşamak istiyorum. Ancak ne yaptıysam bir türlü şu iş hayatına atılamadım. (Bir iki ufak iş hayatı tecrübem oldu ama onlar daha çok olumsuz ve kısa süreli tecrübelerdi) Neredeyse her yolu denedim diyebilirim ama olmayınca olmuyor işte. Çalışmak, çalışmak ve çok çalışmak istiyorum. Ama hayır ders çalışmak değil, bir şeyler üretmek daha önce kimsenin yapmadığı şeyleri yapmak istiyorum. Farklı düşünmek, kendi şeylerimi üretmek istiyorum. Okyanusa açılan, neyle karşılaşacağı konusunda hiçbir fikri olmayan Kolomb olmak istiyorum, hayatım boyunca şekerli su satmak değil dünyayı değiştirme potansiyeli olacak şeyleri yapmak istiyorum, mümkünse bir an önce kırmızı hapı yutmak istiyorum. Yaşayacağım tehlikeler ve zorluklar mı, hiç umrumda değil. Gerekirse 24 saat yine çalışırım. (ciddiyim. uyku, yemek, para, huzur ve benzeri şeylerin bir önemi yok benim için)

Şu hayatta istediğim tek şey farklı ve etkili bir şeyler yapmak, sıfırdan bire gidebilmek, yukarıdaki soru sorulduğunda cevap verebilmek. 21 yaşına kadar bu dediklerimi yapabildim ya da soruyu cevaplayabildim mi? Hayır. Yapmış olsam şuanda bu blog yazısını yazacak vaktim olmazdı muhtemelen üzerinde çalıştığım şeyden dolayı. Bu yazıyı yazma nedenim ise bir hatırlatma. Hem kendime hem de benim gibi istediği hayatı henüz yaşayamamış, sürekli farklı bir şeyler üretmek isteyen ve sıradan insanlardan olmak istemeyen kişilere. Umarım 1 yıl sonra dönüp bu yazıya baktığımda yine aynı benle karşılaşmam.

Yazıyı son olarak şu harika eşsiz şarkıyla bitirmek istiyorum;

© 2017 by Mert Bulan. Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden yazılar kopyalanamaz.