Mert Bulan

Apple’ın bilinen pazarlama stratejileri

| okuma süresi: 3 dk

Dünyanın en değerli şirketi olan Apple’ın harika ürünler yaratmak dışında başarılı olduğu bir diğer alan ise harika pazarlama stratejileri geliştirmek. Buna biraz yakından bakalım istiyorum.

Apple’ın dünyanın en değerli şirketi haline gelmesi bir tesadüf değil. Temelinde harika ürünler yaratmak ve o ürünleri farklı yöntemler aracılığıyla kullanıcılarla buluşturmak yer alıyor. Ben, Apple’ın her alanda uyguladığı stratejilerin öğrenilmesi ve (elinizde harika bir ürün varsa) bu stratejilerin uygulanması sonucunda başarıya ulaşılacağına inanıyorum. Yani Apple’ı ne kadar yakından tanırsak, ileride başarıya ulaşma şansımız o kadar artar.

Pazarlamayı en şekilde yapan firmalar sıralansa bu listenin üst kısımlarında kesinlikle Apple’ı da görebiliriz. Ancak işin ilginç kısmı Apple’ın bilinen birçok pazarlama taktiğini uygulamıyor olması. Mesela pazarlama dünyasının en bilinen ve en etkili çalışmalarından biri olan “Sex satar” (sex sells) taktiğini şuana kadar Apple’ın hiç kullanmamış olması oldukça ilginç bir konu. Bu zamana kadar her halde dünyadaki en büyük markaların hemen hemen hepsi bu taktiği kullanmıştır. Mesela günümüzde oldukça popüler olan Axe deodorantının bu kadar çok satmanın en büyük nedeni reklamlarında sexy kadınların yer alıyor olması. (Hatta Axe yaptığı araştırmalar sonucunda erkeklerin bir kadından çok, birkaç kadınla ilgili fantezi kurduğunu öğrendikten sonra reklamlarında bolca kadına yer vermeye başlamış. Bu konu hakkında daha fazla bilgi için Martin Lindstorm’un Brandwashed kitabını okuyabilirsiniz.) Ancak Apple bu taktiği (bildiğim kadarıyla) hiç kullanmadı.

Apple’ın uzak durduğu alanlardan bir diğeri ise dijital pazarlama. Steve Jobs’ın banner reklamlardan nefret ettiği bilinen bir gerçek. Bu ve başka nedenlerden dolayı Apple dijital pazarlamaya neredeyse hiç bütçe ayırmıyor. Bildiğim kadarıyla sadece Google Adwords reklamları veriyor ve bu reklamlar da arama sonuçlarında en üstte Apple’ın sitesinin yer alması için kullanılıyor. Yani Apple, Adwords aracılığıyla diğer sitelere reklam vermiyor. Aslında buna zaten ihtiyacı da yok. Çünkü her gün Apple hakkında onlarca haber yazılıyor. Her gün milyonlarca kişi Apple ürünlerinin yer aldığı fotoğraflarını Facebook’ta paylaşıyor. Her gün milyonlarca kişi mail gönderdiğinde maillerinin altında “iPhone’umdan gönderildi” ibaresi yer alıyor. Her gün Twitter’da milyonlarca kişi iPhone’un ekran görüntüsünü alıp paylaşıyor. Bunun gibi onlarca örnek var. Kısacası Apple’ın dijital pazarlama çalışmasını bizzat kendi müşterileri ücretsiz olarak yapıyor. Tabii bunun olmasını sağlayan şey ise Apple ürünlerinin fotoğraflarda yer almayı hak edecek kadar şık tasarımı ve ürünlerinin kalitesi.

Apple’ın yapmadığı bir diğer pazarlama çalışması ise sponsorluk. Yüzlerce marka sürekli futbol takımlarına, basketbol takımlarına, etkinliklere ya da olimpiyatlara sponsor oluyor. Ancak Apple bunların hiçbirine sponsor olmuyor. Milyonlarca doları bu şekilde çöpe atmıyor. En son Londra Olimpiyatları’na Samsung sponsor olmuştu ama olimpiyat görüntülerinde hep Apple ürünleri vardı. Kısacası yine kullanıcılar Apple reklamını ücretsiz olarak yapıyordu. Hem de daha etkili bir şekilde.

Yukarıdaki üç pazarlama yöntemi Apple’ın uygulamadığı yöntemler. Peki Apple hangi yöntemleri kullanıyor? Apple’ın kullandığı yöntemler biraz daha geleneksel. Bunlardan ilki televizyon reklamları. Ancak bu reklamlar sıradan reklamlar gibi değil. Hemen hemen her reklamda pazarlamanın vazgeçilmez unsurlarından biri olan hikaye yer alıyor. Hemen hemen her reklamda ünlü bir kişi oynuyor ya da ünlü bir kişi seslendiriyor. Yani bu reklamlar sıradan reklamlar değil, üzerinde oldukça emek harcanan reklamlar. Mesela en son yılbaşında bu tarz harika bir reklam yayınlanmıştı. Reklamda küçük bir çocuk iPhone’u ile video çekip, düzenleyip ailesiyle birlikte yılbaşında izliyordu. Bir diğer geleneksel yöntem ise billboard reklamları. Ancak bu reklamlar da yine sıradan billboard reklamları gibi değil. Mesela Apple en son billboard çalışmasında iPhone 6 ile çekilen fotoğraflara yer verdi. Bu fotoğraflar sıradan iPhone kullanıcıları tarafından çekilmiş ve Flickr, Instagram, Facebook gibi çeşitli sosyal mecralarda paylaşılmış fotoğraflar. Apple’ın pazarlama ekibi tüm bu sosyal mecraları tarayıp en iyi kareleri buluyor ve bu kareleri billboard reklamlarında kullanıyor. Düşünsenize çektiğiniz bir fotoğraf bir de bakıyorsunuz gökdelenin üzerinde. Başka hangi marka bu kadar harika bir şey düşünebilir ki? Bu fotoğrafı çeken kişinin yaşadığı duygusal anı hayal bile edemiyorum.

Apple’ın belki de en etkili pazarlama çalışmalarından biri ise ürün yerleştirme. Bu yöntemi Apple sıkça kullanıyor. Hatta film ve dizi çeken tüm yapımcılara ürünlerine eğer çekecekleri yapımda göstereceklerse ücretsiz olarak temin ediyor. Biz de sıkça film ve dizilerde Apple ürünleri görüyoruz. Mesela House MD dizisini seyrettiyseniz ilk iPhone’u ve MacBook’un gelişim sürecini görmüşsünüzdür. Oscar ödülü alan Boyhood filmini izlediyseniz ilk iMac’ten iPhone’a kadarki tüm Apple ürünlerini görebilirsiniz. House of Cards izliyorsanız her bölümde en az 5-6 kere iPhone, iPad ve iMac’in yer aldığı sahneler görmüşsünüzdür. İşte bu ürün yerleştirmeler sayesinde bu dizi ve filmleri seven kullanıcılar da satın alma tercihlerini yapıyorken Apple’ı daha çok göz önünde bulunduruyor. Sevdiği karakter iPhone kullanıyorsa kendisi neden iPhone kullanmasın ki?

Bir diğer ve en önemli pazarlama stratejisi ise ağızdan ağıza pazarlama. Peki Apple bunu nasıl yapıyor? Aslında oldukça basit. Olması gerekeni yaparak yani harika bir deneyim sunarak. Apple ürününüz mü bozulda hemen Apple Store’a gidip gerekli işlemleri kısa sürede hallediyorsunuz. Ya da pat diye Apple size ürününüzün yenisini veriyor. Size de bu hikayeyi çevrenizdekiler ve sosyal medyayla paylaşmak kalıyor. Bunu gören kişiler de Apple’ın bu harika hizmetini göz önünde bulundurarak bir sonraki ürün alma aşamasında Apple’ı tercih ediyor.

Apple, pazarlama çalışmalarında sadece yetişkinleri değil çocukları da hedef alıyor. Eğer bir Apple Store’a gittiyseniz çocuklar için hazırlanmış ufak masalar ve sandalyelerin yer aldığı ve Apple ürünlerinin sergilendiği alanları görmüşsünüzdür. Bununla birlikte Apple, küçük çocukların yaratıcılıklarını geliştirmek için çeşitli kamplar da yapıyor. Bu kamplarda çocuklar Apple Store’a gelip çektikleri videoları düzenleyip kendi filmlerini yapabiliyor, orijinal müzikler oluşturabiliyor, fikirlerini dijitale aktarıp kendi senaryolarını yazabiliyorlar. Bu gençlerin hepsi yaptıkları şeyleri arkadaşlarıyla paylaşacaklar ve gelecekte birer Apple müşterisi olacaklar. Her elektronik ürün alışverişlerinde Apple’ı hep ön planda tutacaklar.

Apple’ın belki de en harika pazarlama çalışması MacBook’larda yer alan Apple logosu. Bildiğiniz gibi bu beyaz logolar Mac aktif olduğu sürece yanıyor. (Yeni MacBook’larda bu özellik yer almıyor) Bu logo ilk defa yerleştiriliyorken logonun Mac’i kullanan kişiye doğru mu bakması yoksa karşıdaki kişiye doğru mu bakması üzerine Steve Jobs ve ekibi oldukça kafa patlamışlar. En sonunda şuanki haline yani karşıdaki kişiye bakmasına karar vermişler. Sonuç ise inanılmaz. Hangi film ya da diziye baksanız o harika ısırılmış elmayı görebiliyorsunuz. Bir de sahne karanlık bir ortamdaysa buram buram yanan o logondan gözlerinizi almak imkansız hale geliyor.

Kısaca özetleyecek olursak; Apple bilinen birçok pazarlama çalışmasını kullanıyorken, popüler olan bazılarını da kullanmıyor. Kullandıklarını da kendisine göre yorumlayarak (farklı düşünerek) kullanıyor. Bununla birlikte aslında Apple’ın pazarlama stratejilerine odaklanmaktan çok ürünlerine odaklandığını söyleyebiliriz. Yukarıda saydığım tüm pazarlama stratejilerinin temelinde hep ürün yer alıyor. Ürününüz harikaysa zaten kullanıcılar onun reklamını yapıyor. Siz Samsung olup reklamınızı yapması için bir ünlüye milyonlarca dolar verseniz de o ünlü yine her zaman kullandığı iPhone’undan reklam tweetini atıyor. İşte bu nedenle Steve Jobs’a harika bir ürün tasarımcıdan çok pazarlamacı denmesine ve Apple’ın başarısını yaptığı pazarlama stratejilerine bağlayanlara biraz kızıyorum. Bunların da şüphesiz ki önemli bir payı var. Ancak Steve Jobs bir pazarlamacıdan çok harika bir ürün tasarımcısı ve Apple da harika ürünler üreten bir şirket.

© 2017 by Mert Bulan. Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden yazılar kopyalanamaz.