Mert Bulan

Hamburg Notlarım - Bölüm 4

| okuma süresi: 3 dk

Yabancı ülkeleri ziyaret edenler arasında artık bir klişe haline gelmiş olan şeyi benim de söylemem gerekiyor. Burada gerçekten yayaya saygı var. Yaya ışıklarında çok fazla bekleme süresi olmadığı gibi, trafik lambası olmayan yollarda geçiş üstünlüğü her zaman yayada. Başta biraz alışmam zor oldu çünkü önüme bir araba çıkınca otomatik olarak beklemeye başlıyordum. Ama aynı şekilde araba da beni beklediğinden daha sonra benim geçme üstünlüğüm olduğunun farkına vardım. Yolda giderken ara sokaklarda direkt yola atlayabiliyorsunuz çünkü gelen araba zaten yavaşlayıp size yol vermeye hazırlanıyor oluyor.

Market

Buradaki marketler beni her geçen gün şaşırtmaya devam ediyor. Daha önce markette taze suşi hazırlandığından bahsetmiştim. Taze suşiye benzer olarak somonlu, yumurtalı, tavuklu taze sandviçler de bulabiliyorsunuz. (Fiyatları ortalama 2-3€) Bunun yanında açık büfe tarzı diyebileceğimiz bir alan da var. Bu alanda her türlü köftelerden salatalara, peynirlerden soslara kadar bir sürü çeşit yiyecek şey yer alıyor. Siz de orada bulunan plastik kaplardan bir tanesini alarak dilediğiniz yemekleri kaba koyuyorsunuz ve ödemeyi de kabın ağırlığına göre yapıyorsunuz. Benim oldukça hoşuma gitti. Çünkü bir öğünde birçok farklı besini bu şekilde tüketebiliyorsunuz. 100gr için 1,11€ ödüyorsunuz.

Marketlerde yaygın olan bir diğer besin türü de paketli doğranmış meyveler. Burada çoğu kişi öğünlerini sadece meyve yiyerek geçiştiriyor. Geçen günlerde ben de 2-3€ gibi bir ücrete içerisinde yaban mersini, portakal, çilek, kavun, ananas içeren bir paketi denemiştim. Oldukça güzeldi. (ananas Almancada da ananas olarak geçiyormuş)

Beni şaşırtan bir diğer şey ise Rewe isimli markette gördüğüm büyük portakal sıkma makinesiydi. Makinenin yanında portakallar ve boş şişeler var. Portakalları makineye atıp, suyunu sıkarak şişeyi dolduruyorsunuz. Ödemeyi artık kaç litre portakal sıktıysanız o şekilde yapıyorsunuz.

Genel olarak çevreme baktığımda çok fazla fast-food yemek yenmediğini, hep taze şeylere yönelim olduğunu söyleyebilirim. Bu arada içecek olarak burada çok farklı gazlı içecekler bulunuyor. Hatta Hamburg’un Fritz Cola isimli kendi kola markası bile var. Tadı oldukça güzel.

Türkiye’de ne kadar yaygın bilmiyorum ama buradaki marketlerde FAIR logolu birçok ürün yer alıyor. Bu şu anlama geliyor; örneğin bir çikolata markasıysa firma kakao ticaretini adil bir şekilde yaparak almış demektir. Yani firma ürün için çok ucuz bir ücret ödemek yerine üreticinin hayatını idame ettirebilecek şekilde bir ücret ödemiş oluyor. Bir nevi gelişmiş ülkelerdeki markaların gelişmemiş tarım ülkelerindeki üreticileri sömürmesinin önüne geçiliyor diyebiliriz sanırım. Tabii bu tarz ürünler bir miktar daha pahalı oluyor ama alırken en azından vicdanınız biraz daha rahat oluyor.

Ulaşım

Geçtiğimiz günlerde otobüsle giderken durakta birden şoför aşağı indi. Türkiye’de oldukça yaygın bir davranış olduğundan ama burada ilk defa gördüğümden biraz şaşırdım. Sonra bir baktım adam orta kapıya geldi, engelilerin kolayca binmesini sağlayan rampayı indirdi ve engelli vatandaş bindikten sonra rampayı tekrar kaldırıp yerine geçti. Bu duruma şaşırdım çünkü daha önce Türkiye’de hiç böyle bir şeye denk gelmemiştim. Bizde genelde yolculardan herhangi biri bu işi halledebiliyorken, şoför burada bu benim görevim der gibi direk el frenini indirip koltuğundan ayrılarak yardımcı oldu.

Bir diğer konu ise şehirler arası otobüsler. Bu zamana kadar birçok sefer şehirler arası otobüs kullandım hatta Gaziantep’ten İzmir’e otobüsle yolculuk bile yaptım. (Bu yolculuktan sonra otobüsle yolculuk etmeye tövbe ettim) Bir kere olsun otobüs şoförü kemerinizi bağlayın demedi. Hatta otübüslerde kemer var mı onu bile hatırlamıyorum. Bu hafta yaklaşık 1 saatlik bir mesafe gitmem gerekti. Şoförün söylediği ilk şey kemerlerinizi takın idi, herkes kemerini taktı ve 1 saat boyunca o şekilde yola devam ettik.

Bankamatik

Türkiye’deki gibi etrafta çok fazla bankamatiğe rastlamıyorsunuz burada. Çünkü bankamatikler genellikle bankanın içerisinde. Bankanın girişindeki kısımda bankamatikler yer alıyor, bir kapıyla da veznelerin vs. olduğu kısım buralardan ayrılıyor. Bazı bankalarda banka kapalı olduğu zamanlar ilk kapıyı açık bırakıyorlar bu sayede girip paranızı çekebiliyorsunuz. Bazı bankalarda ise ilk kapı da kilitli oluyor. Kapının yanında yer alan bölmeye kartınızı sokarak bankanın kapısını açıyor ve bankamatiklerin olduğu alana ulaşıyorsunuz.

İllegal

Öğrendiğim kadarıyla Almanya’da torrentten film ya da benzeri korsan içerik indirmek yasakmış. Çok ağır para cezalarının yanında hapis cezasına kadar yolu varmış. Ancak internetten film izlemek yasak değilmiş. Çünkü burada suçlu olan site sahibi oluyormuş. Torrentte sadece filmi indirmekle kalmayıp aynı zamanda yaydığınızdan dolayı suç oluyor diye tahmin ediyorum.

Geçen gün arkadaşımla kitapçıyı gezerken sormadam edemedim. Adolf Hitler’in Kavgam kitabını basmak Almanya’da yasakmış ancak kitap içerisinde bölümleri basabiliyormuşsunuz. Yani bütün olarak satmak yasak iken parça parça satmak serbestmiş.

Restoran

Daha önceki yazılarımda restoranlarda sipariş verildiğinde size numara verdiklerinden bahsetmiştim. Bunun bir de gelişmiş versiyonu var. Bazı restoranlarda size ufak bir cihaz veriyorlar. Yemeğiniz hazır olduğunda cihaz titreyerek sizi uyarıyor ve siz de gidip yemeğinizi alıyorsunuz.

Sinema

Geçtiğimiz günlerde arkadaşımla sinemaya gittim. Koltukları yatabilen, oldukça konforlu ve filmi orijinal dilinde yayınlayan bir sinemaydı. Bunu özellikle belirtiyorum çünkü Almanlar genelde filmleri dublajlı izliyormuş. Bizim sinemalardan en büyük farkı ise insanların şarap ya da bira gibi içeceklerle birlikte filmi izleyebiliyor olmasıydı. Bilet için ise 10,5€ ödedim. Arkadaşımın söylediğine göre bazı sinemalarda öğrenci indirimiyle daha uygun fiyata alabiliyormuşsunuz biletleri. Bir diğer fark ise film arası gibi bir şeyin olmaması. Giriyorsunuz film başlıyor ve bitiyor. Açıkcası böyle olunca normalde 2 saat olan film bana daha kısaymış gibi geldi. Bitince ne çabuk bitti diye şaşırmadım değil. Ne yazık ki Türkiye’deki sinemalarda olduğu gibi buradaki sinemalarda da film başlamadan önce reklam gösteriyorlar. :(

© 2017 by Mert Bulan. Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden yazılar kopyalanamaz.