Mert Bulan

Apple’ı anlamak…

| okuma süresi: 3 dk

Tüm eleştirilere rağmen, belki de Apple doğru olanı yapıyordur?

seeing-things-differently

Her seferinde böyle oluyor. İlk iPod tanıtıldığından bu yana neredeyse Apple’ın yeni tanıttığı her üründe aynı şeyler yaşanıyor. İlk başta herkes nefret ediyor, ardından belki de iyi bir şey yapmışlardır diye düşünüyoruz. En sonunda ise ortaya çıkan ürüne bayılıyoruz.

Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Apple etkinliğinin ardından ben de bir takım düşüncelerimi paylaşmıştım. Eleştiriden ziyade Apple ile ilgili aklıma takılan şeylere yer verdim. Ancak şimdi dönüp yazdığım yazıyı tekrar okuduğumda bu kadar yıl Apple’ı takip etmiş olmama rağmen bazı noktalarda hala Apple’ı anlayamadığımı gördüm. Neyse ki benden de uzun süre takip eden ve Apple’ı gerçekten anlamış kişiler var ki onlar sayesinde ben de tekrardan aydınlanabildim. Bugün okuduğum bir blog yazısı daha önce yazdığım yazıdaki bir çok soru işaretini açığa kavuşturuyor.

Dönüştürücüler

Apple’ın MacBook Pro’da sadece Thunderbolt 3 girişine yer vermiş olması birçok kişi tarafından Apple’ın acımasızca eleştirilmesine neden oldu. Ancak okuduğum blog yazısında da değinildiği gibi, aslında tüm diğer girişlerin kaldırılması oldukça mantıklı. Çünkü yer alan tüm girişler aslında tüm kullanıcılar tarafından aktif olarak kullanılmıyor. Hayatım boyunca hiç SD karta sahip olmadım. Neden SD kart girişine ihtiyacım olsun ki? Ya da bir başkası hiçbir zaman bilgisayarını monitöre ya da projeksiyona bağlama ihtiyacı duymamış olabilir. Neden HDMI girişine ihtiyacı olsun ki? Mesele aslında herkesin ihtiyacı olan şeye para vermesinde. Benim SD kart girişine ihtiyacım yoksa neden SD kart yuvasına para vereyim ki? Eğer sunum yapmaya ihtiyacım varsa gidip HDMI dönüştürücü alırım. Belki de hiçbir girişe ihtiyacım yoktur, çünkü hali hazırda her şeyi kablosuz olarak yapıyorumdur. Bu girişler yüzünden cihaz neden kalın ya da ağır olsun ki?

Bir de benim bir önceki yazıda yaptığım hata dönüştürücü fiyatlarını TL cinsinden vermemdi. Haliyle dönüştürücüler gözümde daha da büyümeye başladı. Halbuki USB-C / Lightning kablosu sadece 29$, SD kart dönüştürücüsü 39$. Tabii bunlar Apple’ın ürünleri, farklı markalarda alırsanız bu fiyatların yarı fiyatına bu dönüştürücüleri alabiliyorsunuz. MacBook Pro’ya 1.800$ veriyorken bir dönüştürücüye 10$ verebilirsiniz diye tahmin ediyorum. Peki bu 10$’lık şey için neden MacBook’um daha ağır ya da daha kalın olsun ki?

Farklı bir açıdan düşününce Apple’ın yapmış olduğu bu değişiklik bana oldukça mantıklı gelmeye başladı. Tabii Apple’ın gelecek planlarını da tam olarak bilmiyoruz. Bugün çıkan bir haber Apple’ın ürünlerinin üretildiği Foxconn fabrikalarında kablosuz iPhone 8’in test edildiğini söylüyor. iPhone 7’yi şuanda kutusundan çıktığı gibi MacBook Pro’nuza bağlayamıyor olabilirsiniz ama belki de iPhone 8’i hiçbir zaman hiçbir kabloya bağlamanız gerekmeyecek. Bugün yapılan değişiklikler gelecekte yapılan büyük değişikliklerin hazırlığı olabilir.

En yeni teknolojiler

Bir önceki yazıda değindiğim bir diğer önemli nokta ise Apple’ın DDR4 RAM’lere yer vermemiş olmasıydı. Tabii bunu işin arkaplanını bilmeden söylemiştim. Arkaplanda yer alan şey ise Apple’ın kullanmış olduğu Skylake işlemcilerin U-serisinin LPDDR4 RAM teknolojisini (LP’nin anlamı low power yani düşük güç) desteklemiyor olması. Bununla birlikte bu işlemci modeli yüzünden RAM miktarı da 16GB ile sınırlanmış durumda. Microsoft SurfaceBook’a bakarsanız onun da maksimum 16GB RAM’e izin verdiğini görebiliyorsunuz. Teknik olarak 32GB kullanılabiliyor anladığım kadarıyla ancak cihazın pil ömründe önemli düşüşler oluyor.

Peki LPDDR4 RAM’leri MacBook Pro’larda ne zaman göreceğiz derseniz, onunla ilgili de yine bugün bir haber çıktı. Habere göre 2017’nin ikinci yarısında Intel’in LPDDR4 destekleyen Cannonlake serisi işlemcileri çıktıktan sonra MacBook Pro’larda bu yeni teknolojiyi görebileceğiz. Tabii bu teknolojiyle birlikte 32GB RAM desteği de gelecek. Çünkü Cannonlake serisi işlemci ve LPDDR4 RAM %15 ile %25 arasında daha az enerji tüketiyor.

Kısacası Apple’ın en yeni teknolojilere yer verememiş olmasında belki  Intel’i suçlayabiliriz sanırım. Sürekli yeni nesil işlemcilerin çıkış tarihini ertelemesi yukarıdaki gibi önemli sorunlara yol açıyor. Bu sorunlar nedeniyle de kullanıcılar Apple’ı suçluyor. Belki de Apple’ın artık MacBook’larda da kendi işlemcisini kullanma zamanı gelmiştir.

Bir de mesela herkes işlemciden ya da RAM’den söz ediyor. Ama Apple’ın MacBook Pro’larda  piyasadaki en hızlı SSD’lere yer vermesinden kimse bahsetmiyor. İnsanlar (ben de dahil) nedense hep olumsuz şeylere odaklanıyor.

İnovasyon

Bret Victor kullanıcı arayüzü tasarımcısı. Uzun yıllardır Apple’da çalışmış. Kendisi direk söylemese de dolaylı olarak şuradaki tweetinde konseptten üretime toplamda 8 yılını aldığını söylüyor. Neden bahsediyor biliyor musunuz? Hani şu herkesin altı üstü dokunmatik bir çubuk dediği Touch Bar’dan. İnovasyon zaman alır, onu mükemmel hale getirip milyonlarca üretmek ise daha fazla zaman. Apple’da diğer firmalarda olmayan böyle bir takıntı var. Bir şey gerçekten hazır değilse onu piyasaya sunmazlar. Başka firmalarının yapıp yapmamış olması umurlarında değil. Bitmemiş bir ürün asla sunulmaz. Bugün Airpods’un çıkış tarihinin ertlenmesinin nedeni de bu. İncelemek için teknoloji editörlerine gönderilen modellerde büyük bir sorun olmasa da, hatta kullananlar tarafından çok sevilse de ufak tefek sorunlar muhtemelen bu ertelemenin nedeni. Çünkü ürün “It just works.” seviyesinde değil.

Son olarak okuduğum blog yazısında şöyle bir cümle geçiyor.

We demand Apple innovate, but we insist they don’t change anything.

Yani “Biz Apple’dan inovasyon yapmasını talep ediyoruz, fakat onlardan hiçbir şeyi değiştirmemesinde ısrar ediyoruz.” diyor. Gerçekten de çok haklı. Apple çoğu firmanın alamayacağı önemli kararlar alıyor ancak biz hemen itiraz ediyoruz. Bir de Apple’ı diğer teknoloji firmalarıyla karşılaştırıyoruz. Sürekli bir beklentiye giriyor, bizim isteklerimizi karşılayacağını düşünüyoruz. Ancak Apple böyle bir firma değil. Apple gerçekten farklı düşünen bir firma. 2013 ve 2014 yılında Apple’ın etkinlik öncesi yayınladığı aşağıdaki 2 video her şeyi gayet net anlatıyor aslında. Bu yüzden söz konusu Apple olduğunda bence bazı şeyleri iki kere düşünmek gerekiyor.

© 2017 by Mert Bulan. Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden yazılar kopyalanamaz.