Mert Bulan

Bu kitabı okuyun: The Beatles

| okuma süresi: 1 dk

Bir zamanlar “İsa’dan bile daha popüler.” olan bir müzik grubunun hikayesi.

İtiraf etmem gerekirse Steve Jobs’ı tanıyana kadar The Beatles hakkında hiçbir fikrim yok. Steve Jobs’ın The Beatles’ı sevdiğini görünce merak edip şarkılarını dinlemeye başladım. O zamandan beri de başka bir grup dinleyemez oldum diyebilirim sanırım. (benzer durum Bob Dylan için de yaşandı ancak nedense onun şarkıları The Beatles’ınki kadar hoşuma gitmedi) Steve bir röportajında The Beatles’ın hayatın her anı için bir şarkılarının olduğunu söylemişti. Gerçekten de şarkılarını dinleyince bunu siz de görebiliyorsunuz.

Bu satıları yazarken tabii ki arkaplanda The Beatles çalıyor. Apple Music’te 20’ye yakın tek tek elle küratörler tarafından oluşturulmuş müzik listesi bulunuyor. Güne Başlarken The Beatles, Yağmurlu Havalarda The Beatles, The Beatles’tan Yalnızlık Şarkıları diye devam ediyor liste. Ben The Beatles’ın birçok parçasını dinledim. Yanlış hatırlamıyorsam 400’den fazla şarkıları var. Bu kadar çok dinledikten sonra bu grup hakkında daha fazla şey öğrenmem gerek diye düşündüm ve araştırmaya başladım. Kara Plak yayınevinin Hunter Davies tarafından yazılmış The Beatles adındaki onaylı biyografisini Türkçeye çevirdiklerini gördüm. Tabii hemen aldım ve okumaya başladım.

Kitapta yapılan sonradan eklemelerle birlikte, The Beatles’ın doğuşundan dağılma dönemine kadar olan dönemi ve bu dönemde yaşanılan olayları görebiliyorsunuz. Daha grup üyelerinin 20 yaşına bile gelmeden başlayan yolculuğunun birçok farklı ülkede nasıl geliştiğini, şöhretle birlikte gelen zevk-i sefa ve zaman zaman aralarında yaşanan tartışmalar derken siz de o dönemleri grupla birlikte yaşamaya başlıyorsunuz. Kitap her grup üyesi tek tek ele alınmış ve ayrıntılı bilgiler vermiş. Bunları okuyunca şunun farkına varıyorsunuz: grubun kurulması tamamen şans eseri, başarılı olmalarında yeteneklerinin yanında çok fazla çalışmaları yer alıyor (Malcolm Gladwell’in Çizginin Dışındakiler kitabında bahsettiği 10.000 saat kuralına örnek olarak The Beatles’ı vermesi boşuna değilmiş) ve para gerçekten her şey değilmiş.

Biyografi okumayı çok severim çünkü bir insanın hayatı boyunca yaşadığı tüm önemli deneyimleri birkaç saat içerisinde öğrenebiliyorsunuz. The Beatles kitabında ise 4 kişinin biyografisini okuyorsunuz. Bu dört kişinin ortak yönleri olsa da bazı konularda gerçekten birbirlerinden ayrıldıklarını fark ediyorsunuz. Ben bu dört kişinin hayatının anlatıldığı bu kitaptan şu sonuçlara ulaştım:

  • Şöhret olmak, çok çalıştığın sürece yapamayacağın bir şey değil
  • Şöhret olmanın para gibi iyi yanları olsa da birçok kötü yanı var. (The Beatles grubu üyelerinin eşleri ve sevgililerinin hayranları tarafından sürekli tehdit edildiğini okuyunca baya şaşırdım.)
  • Hayatta her zaman büyük hedefleriniz olsun

Son madde özellikle önemli. The Beatles zirveye ulaştıktan sonra artık yapacak bir şey bulamıyorlar. Film çekmeye çalışıyorlar olmuyor. Her biri ayrı ayrı başka işlere de bulaşıyor ancak yine bir işi tutturamıyorlar. Çok kısa sürede ve erken yaşlarda ünlü olmaları bu açıdan bir dezavantaj. Çünkü grup üyeleri iyi bir eğitim de alamıyor. Bu nedenle bir uğraşları, uzun soluklu bir hayalleri ya da amaçları olmuyor. Bir süre sonra günlerini öylece boş boş oturarak ya da televizyon izleyerek geçiriyorlar. Çok paraları var, hatta birçoğu ne kadar parası olduğunu dahi bilmiyor. Ama o para bir hayal olmadığı sürece öylece yatıyor.

Kitap bu önemli dersleri çıkarmak için gerçekten önemli. Okuyunca siz de hayat ile bazı önemli gerçeklerin farkına varacaksınız. The Beatles yaptığı müzikle dünyayı değiştirdi, gerçekten dinlerken size farklı duygular yaşatan her biri birbirinden değerli şarkılar ortaya çıkardılar. Büyük bir başarı örneği ama aynı zamanda ders çıkartılması gereken de bir örnek. Bu açıdan The Beatles dinlemiyorsanız bile (çok şey kaybediyorsunuz) kitabı okumanızda fayda var.

© 2017 by Mert Bulan. Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden yazılar kopyalanamaz.